Türkiye Cumhuriyeti

Sana Büyükelçiliği

Konuşma Metinleri

30 Ağustos resepsiyonu konuşması, 30.08.2013

Sevgili Meslektaşlarım Büyükelçiler, Değerli Vatandaşlarımız,
Yemenli Dostlarımız, Saygıdeğer Konuklar,

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu Resepsiyonumuza katılımlarıyla bizleri şereflendiren tüm misafirlerimize hoş geldiniz diyerek sözlerime başlamak istiyorum.

Tüm ulusların tarihinde önemli günler vardır. Bugün tüm dünyaya özgürce ve bağımsız olarak yaşama kararlılığımızı gösterdiğimiz Zafer Bayramımızın 91. Yıldönümüdür. 30 Ağustos Zafer Bayramı bugün hem Türkiye’de, hem de tüm dünyadaki dış temsilciliklerimizde mutluluk içinde kutlanmaktadır. Bu günü dost ve kardeş Yemen Cumhuriyeti’nde birlikte kutlamak bizler için ayrı bir mutluluk ve gurur vesilesidir.

30 Ağustos Türk milleti için gurur ve onur günüdür. 30 Ağustos 1922 günü Türk Milleti atalarımızın bize emanet ettiği bu topraklarda sonsuza dek bağımsız yaşama iradesini tüm dünyaya göstermiştir.

Bu zaferin tek kaynağı Türk milletinin ülkesine ve özgürlüğüne olan sevgi ve bağlılığıdır. Farklılıklarımız ve çeşitliliğimiz, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren hazinelerimiz olmuştur. Türk milleti hoşgörü, sevgi ve birarada yaşama kültürünü yüzyıllardır en iyi şekilde yaşayan ve geliştiren bir millettir.

Bizler zaferlerin savaştığımız düşmana karşı değil, savaşın kendisine karşı kazanıldığını düşünüyor ve asıl zaferin barışın korunması olduğunu da biliyoruz. Bu anlayışla, en zor koşullarda kazandığımız askeri zaferleri diplomatik alanda benimsediğimiz “yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle taçlandırdık.

Ben sözlerime son verirken bizlere bu anlamlı Zafer Bayramını ve diğer Milli Bayramlarımızı kutlama imkanını sağlayan, hem 30 Ağustos tarihindeki nihai zaferin, hem de Kurtuluş Savaşımız sırasında Anadolu’da kazanılan sayısız muharebenin Başkumandanlığını yapan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun silah arkadaşlarını, kahraman askerlerimizi bir kez daha saygı ve rahmetle anıyor, Zafer Bayramını ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.

Sözü, Büyükelçiliğimiz Askeri Ataşesi Piyade Kurmay Albay Sayın Ercan Ulutürk’e bırakmadan önce, bu vesileyle Büyükelçiliğimiz nezdinde ilk defa mukim Askeri Ataşelik açılmasından dolayı duydyğum mutluluğu paylaşarak, bunun Türkiye ile Yemen arasındaki köklü tarihi ilişkilere yeni bir boyut katarak geliştireceğine inancımı belirtmek istiyorum.

1973 yılında Eskişehir’de doğan Kurmay Albay Ulutürk, 1990 yılında Kuleli Askeri Lisesi’nden, 1994 yılında da Kara Harp Okulu’ndan mezun olarak askeri kariyerine başlamıştır. Sırasıyla Takım Komutanı, Bölük Komutanı ve Tabur Komutanı olarak görev yapan ve 2009-2010 yıllarında Ürdün Kraliyet Komuta Kolejini bitiren Ulutürk evli ve üç çocuk babası olup, İngilizce ve Arapça bilmektedir.

Şimdi usul olduğu üzere, dün itibarıyla “Albay” rutbesini kazanmış bulunan Ulutürk’e yeni yıldızlarını beraberce takdim etmek üzere Albayımızın eşi Selma Hanım’ı buraya davet ediyorum.

Türk Silahlı Kuvvetlerimizin sevilen bir geleneğidir bu.. Rutbeleri üstler verir belki ama bunları asıl kazanan eşlerdir. Bu anlayışla Albayımızın bir yıldızını ben, bir yıldızını da Eşi Selma Hanım takacak...

Hayırlı olsun diyor, daha yüksek rutbelere vesile olsun dileklerimle tebriklerimi sunuyorum.